12’lerde kalkıp içimde hiçbir pişmanlık hissetmediğim gün gamsız huzura ermişim demektir.
Where Do You Go to My Lovely? - Peter Sarstedt
But where do you go to my lovely
When you’re alone in your bed
Tell me the thoughts that surround you
I want to look inside your head
i know the thoughts that the surround you, ‘cause i can look inside your head.
(thranduilione gönderdi)
mahremiyetin gitti mi elden, sen de gitmelisin tez elden.
insanlığın tamamını öldürmek arzusunun doğduğu an(lardan), “korkuyu beklerken” böyle işte.
Demek ki bir yerlerde ayrı düşmüştü hafızaları; aynı şeyleri hatırlayamıyorlardı. Birinin yüreğinde kök salan bir hatıra, ötekinin damarlarından akıp gidiyordu. Birinin durduğu noktada, öteki kendine yön tayin ediyordu. Birine yeten ötekine yetmiyordu.
Chad & Jeremy
A Summer Song
Ben miyim bu şeylerin sahibi?
Kafamda bir çocuk var, meraksız.
İç alemim oyuncaktan farksız;
Odam içimde bir ayna gibi.
Bir ışık oyunu var tavanda
Gölgeler seslerle birleşiyor
Ve bir karga beynimi deşiyor
Azaplar kemirdiğim bir anda.
Kardeşini öldürüyor Kabil,
İçimde bir yalnızlık duygusu;
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sıkıntı ile geçilen sahil.
Bağlanıyor bir iple bir sürü
Düşünce köyleri birbirine,
Çöküyor her şeyin üzerine
Hülyam boyunca kurduğum köprü.
Ve doluyor sessiz, ordularım
Durmadan, dinlenmeden odama;
Urbam içinde yatan adama
Hayretle bakıyor dört duvarım.
Kardeşini öldürüyor Kabil,
İçimde bir yalnızlık duygusu;
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sıkıntı ile geçilen sahil.
…